






Meslektaşlara yönelik dört haftalık Fasya Odaklı Yoga ve Somatik Deneyimleme pratikleri programımızı bitirdik
Bu süreçte sadece teoriyi konuşmak yerine, bedenin sinir sistemiyle ve bağ dokunun taşıdığı hafızayla nasıl temas ettiğini kendi deneyimimiz üzerinden araştırdık. Seans odasında başkalarının regülasyonuna eşlik ederken bazen geri plana ittiğimiz kendi bedenimizi hatırladık; dokularda biriken gerginlikleri fark etmeye, nefesle alan açmaya ve bedensel duyumları yargısızca dinlemeye yer açtık.
Kendi sinir sistemimiz yavaşlamayı ve güvende hissetmeyi deneyimledikçe, terapist olarak masada tuttuğumuz alanın da ne kadar güçlendiğini ve sakinleştiğini birlikte gördük.
Birlikte yavaşladığımız, hissettiğimiz ve bu deneyimi paylaştığımız tüm meslektaşlarıma varlıkları ve açıklıkları için teşekkür ederim.
*Paylaşılan fotoğraflar için katılımcılardan izin alınmıştır.





Geçtiğimiz günlerde Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi’ndeydim. Lisans ve yüksek lisans eğitimimi tamamladığım, her köşesinde ayrı bir anımın olduğu ÇOMÜ’ye, 4. PDR Günleri kapsamında davet edilmek benim için çok kıymetliydi. 🌱
Güne sevgili arkadaşım Ayüce’nin o güzel seminerini dinleyerek başladım. Ardından, meslektaş adayı arkadaşlarımla bir araya geldiğimiz atölyemizi gerçekleştirdik. Atölyemizin adını “PDR’de Yol Ayrımı: Ne Olacağım Sorusuna Sahneden Bakmak” olarak belirlemiştik. 10 kişilik o harika grupla, geleceğe dair kaygıları, belirsizlikleri ve o yol ayrımlarında kendimize nasıl bakabileceğimizi konuştuk. 🫂✨ Laf aramızda gönderiye eklediğim şarkıyı da atölyeye katılanlar daha iyi anlar diye düşünüyorum. 😉
Seans odasında sıkça çalıştığım kaygı konusunu, bu kez mesleğe yeni adım atacak arkadaşlarımın gözünden dinlemek ve onlarla bu süreci deneyimlemek bana da çok iyi geldi. Onların enerjisi, merakı ve o tatlı heyecanları gerçekten görülmeye değerdi. ♥️
Kıymetli hocalarımızla yeniden yan yana gelmek, onlarla bu anı paylaşmak ise günün en anlamlı kısımlarındandı.
Beni bu güzel etkinliğe davet eden, emeği geçen herkese ve o gün atölyeme eşlik eden tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. 💐
Yollarımız hep böyle güzel paylaşımlarda kesişsin.







Geçtiğimiz hafta sonu (2-3 Mayıs) İstanbul’da kalbimi çok ısıtan, zihnimi ise yepyeni bilgilerle tazeleyen iki gün geçirdim. Konuşmamız Gerek Derneği’nin 2026-2027 dönemi Marmara Elçisi seçilmenin mutluluğunu yaşıyorum. Bir yıl boyunca güçlerimizi birleştirerek regl tabusunu yıkmak ve regl adaleti için çalışacak olmak heyecan verici. 🩸
Sadece yeni bilgiler öğrenmedik; orada harika insanlarla tanıştım, birlikte güldük, birbirimizden çok şey öğrendik. Kaydırdığınızda o güzel anlardan ve sevgiyle bağ kurduğumuz anlardan kareleri görebilirsiniz.
Peki, bir cinsel terapist olarak neden bu elçilik programındayım?
Klinik pratiğimde şunu çok net görüyorum: Regl döngüsüyle kurduğumuz ilişki, bedenimizi nasıl algıladığımızın temelini oluşturuyor. Birçok danışanımla cinsel terapi süreçlerinde çalışırken regle dair bilgilerin eksik olduğunu ya da bu sürecin bir yük gibi algılandığını fark ediyoruz. Aslında bilimsel veriler de bize şunu fısıldıyor; regl sağlığına ve döngülerin getirdiği bedensel değişimlere dair farkındalığı düşük olan kişilerin, ilerleyen süreçlerde cinsel işlev bozuklukları yaşama ihtimali maalesef artabiliyor.
Bedenimizle barışmak, döngülerimizi tanımak ve regl olmayı normalleştirmek aslında cinsel sağlığımızı ve ruh sağlığımızı korumanın da en temel yollarından biri. 🌱🩸
Uzmanlığımı cinsellik üzerine yapmış birisi olarak, bu bir yıllık süreçte regl savunuculuğunu profesyonel kimliğimle harmanlayıp daha çok kişiye dokunmayı hedefliyorum.
Bu yolculukta benimle olduğunuz için teşekkürler. Konuşacak ve değiştirecek çok şeyimiz var. 🫂♥️✨